18 Mayıs 2012 Cuma

Bir kentliyle bir köylü bir gün...

31 Ekim 2010, 08:15
Bu makale 1023 kez okundu
Bir kentliyle bir köylü bir gün...
Koray ÇALIŞKAN
New York'taki kooperatif beni şaşırtmıştı. Boğaziçi'nde kurulan kooperatif herkesi şaşırtabilir.

1997’de New York’a taşındım ve sekiz sene yaşadım. Oturduğum semtte bir kooperatif vardı. 1973’te kurulup serpilmiş, üreticiden aldığını kentliye ulaştıran, aracı şirket kabul etmeyen, değişim ilişkilerini piyasa anlayışının dışında tutmayı amaçlayan bir girişim. İlk kurulduğunda çevreden dalga geçmişler, ‘yürümez’ demişler.

Şaşırtan deneyim
Şimdi yalnızca küçük üreticilerin mallarını satan, endüstriyel gıdaya karşı, 15.000 üyesi olan ve her üyenin ayda an az 3 saat çalıştığı bir kooperatif olmuş. Ben de üye olmuş, kooperatifteki dayanışmacı havayı solumuştum, kapitalizmin göbeğinde bu garip sol deneyim beni şaşırtmıştı.

Yoga, pilates, organik patates
1980’den sonra alternatif hayat denilen şey daha çok yoga, pilates ve organik patatesi anımsatır oldu. Yanlış anlaşılmasın, hepsi güzel. Ama yeni hayat, kapitalist mantığın dışında örgütlenmiş duruşlar, eşitlikçi ilişkiler, sömürüyü dışlayan üretim ve değişim kurumlarına dayanır. 1980’den önce ordunun, burjuvazinin, ABD’nin sosyalistlerden o kadar korkmasındaki asıl neden gündelik hayatı yeniden kurmalarıydı. Çocukların saçı sendikanın berberinde kesilir, salça kooperatiften gelir, Hakkâri’ye gidilir köprü yapılırdı. Darbe bir anda her şeyi yok etti. Kamusal alanı da alıp Türk-İslam sentezi mimarisiyle İslamcılara ve milliyetçilere tahsis etti.

Koop Köprüsü
Geçen hafta bir kıvılcım çaktı. Daha önce köylülerle dayanışma için bir araya gelen kentli bir grup, işi ilerletip köylülerin ürününü kentlilerin mutfağına getirmeye karar verdi. Bir kooperatif kurdular. Çalışmaya işyerlerinden başladılar ve ilk adımı Boğaziçi Üniversitesi’nde attılar.
Bu Koop adında bir kooperatif kurdular. Köylülerin kurduğu Kibele kooperatifiyle, kentlilerin kurduğu Bu Koop anlaştı. Ortaya acayip bir enerji çıktı. Süpermarketten daha ucuza organik ya da katılımcı sertifikasyonlu ürünler kooperatife geldi, oradan mutfaklara yayıldı.
Katılımcı sertifikasyon yeni bir gelişme. Üreticiler birbirlerini denetliyorlar, kontrol ediyorlar. Karşılıklı güven ve kontrole dayanıyor. Böylece sertifikasyon masrafından kurtuluyor, maliyetlerini düşürüyorlar.
Sonuç şaşırtıcı. Alışveriş internetten. Fiyatlar ucuz, ürünler kaliteli. Hem de küçük çiftçi destekleniyor. Hal, manav ve başka aracı yok. Bu Koop başarılı olursa diğer üniversitelere ve şirketlere de yayılacak. 15.000 kişi olurlar mı? “Yok mümkün değil, yürümez” diyenler var. Daha fazla bilgi, ürün yelpazesi ve fiyatlar için www.bukoop.org adresine bakılabilir.

Boğaziçili bir kooperatifçi
Bu Koop kurucularından Özlem Öz’le geçen Salı kooperatifin açılışında konuştuk. Sıradışı biri. Boğaziçi İşletme’de doçent. TÜBA ve TÜBİTAK ödüllü bir bilim insanı. Eğitim-Sen Üniversiteler Şubesi yönetim kurulu üyesi, kadın sekreteri. Aynı fakültede çalışıyoruz, Koop’a ben de üyeyim, beni kırmadı, sorularımı yanıtladı.
Boğaziçi İşletme deyince sermaye gelir akla. SPK başkanı da sizden çıktı. Sen nerden çıktın?
Evet, bu soruyla hep karşılaşıyorum. Cevabı şöyle: Ben örgüt kuramı çalışıyorum. Daha güzel bir dünya hayalimiz hâlâ varsa, bunu nasıl yapacağımız üzerinde kafa yormamız gerekiyor. Bunu yaparken işletmelerin örgütlenmesi hakkında bildiklerimiz işe yarıyor.
Bu Koop niye kuruldu? Kimler kurdu?
“Boğaziçi mensupları” olarak 2009’da kurduk. Eğitim-Sen ve Çiftçi-Senlilerin önemli rolü oldu. Bu en başta sosyal bir proje. Üretici ve tüketicilerin dayanışmasıyla bir şeyler yapılabilir diye düşündük. Örgütlü köylüler bilinçli tüketicilere bir ad takmış. “Yarı Üretici”. Biz de tamam dedik, öyle olalım. Yarı üretici olduk. Piyasa gibi bize alternatifsiz olduğu söylenen şeylerin alternatifi olduğunu göstermek istedik.

Şansı var mı?
Tabii ki. Çok tehlikeli bir iş yapıyoruz yani!
İnsan niye süpermarkete gitmek varken kooptan alsın?
Çünkü pek çok ürün daha ucuz, daha sağlıklı, çevreyle barışık ve toplumsal dokuyu dağıtmıyor.
Kooperatiflerde gelecek görüyor musun?
Kesinlikle. Kooperatifler başarılı oldukça sorunlar yaşayabilir. Farkındayız. Ancak bilimsel araştırmalar kooperatiflerin gelecekte nasıl evrilebileceğini gösteriyor. Hazırlıklıyız yani. Hayallerimizi hep akılda tutarak, gerçekçi bir gelecek tasarlıyoruz. Unutmayalım ki, kurulan şirketlerin önemli bir kısmı bir yıl dolmadan batıyor. Böyle olunca kapitalist şirket başarısız demiyoruz. Kooperatif de öyle. Başarılı olanlar var başarısızlar var.


    Yorumlar

YAZARLAR Tümü

GAZETE MANŞETLERİ

HAVA DURUMU

Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

ANKET Sonuçlar Tümü

?Tarımda Verilen Desteklemelerin Amacına Ulaştığını Düşünüyormusunuz?

SENDE YAZ

Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

ARŞİV