05 Şubat 2012 Pazar

Çölyak hastaları için özel buğday

Çanakkale'nin Biga ilçesinde, çölyak hastalarının tüketebileceği ''Meksika Buğdayı'' ekimi yapıldı.

12 Temmuz 2010 Pazartesi 11:48
Bu haber 700 kez okundu
Çölyak hastaları için özel buğday

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'ne (ÇOMÜ) bağlı Biga Meslek Yüksek Okulu (MYO) Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Şemun Tayyar ile Seracılık Bölümü Öğretim Görevlisi Hasan Kocabıyık, üniversitenin yerleşke bahçesinde deneme amaçlı buğday yetiştirdi.
Kocabıyık, bu tip buğdayın yörede yetişebileceğini kanıtladıklarını söyledi.

Türkiye'de çok fazla çölyak hastası bulunduğunu anlatan Kocabıyık, ''Bu tip hastaların ince bağırsakları, normal buğday, arpa, yulaf ve çavdar gibi tahıllara karşı hassasiyet gösteriyor. Ancak Meksika buğdayı alerji yapan gluten maddesini içermiyor. Çölyak hastaları tarafından tercih edilen buğday, diğer kişiler tarafından da rahatlıkla kullanılabiliyor'' diye konuştu.


Kocabıyık, adaptasyon denemesi yapılan buğdayın gelecek yıllarda üretiminin yapılacağını kaydetti.


Çölyak hastalığı

Çölyak hastalığı ince bağırsağın, gluten adlı proteine karşı ömür boyu süren ve kronikleşen alerjisi, hassasiyetidir.


Alınan gıda, ince bağırsakta bileşenlerine ayrıştırılıp bağırsak mukozası üzerinden kana karışıyor. Vücudun yeterince gıda alabilmesi, ince bağırsakta çok sayıda bulunan ve villus çıkıntıları olarak adlandırılan kıvrımlar tarafından sağlanıyor. Çölyak hastaları glutenli yiyecekler tükettiklerinde bağırsak mukozasında alerji nedeniyle villus çıkıntıları ve kıvrımları tahrip olarak azalıp ve küçülüyorlar. Böylece bağırsak yüzölçümü gittikçe azalıyor ve alınan gıdalar emilemez hale geliyor. Sonuçta beslenme yetersizliği, arkasından da hastalık belirtileri ortaya çıkıyor.

Siyah ırkta oldukça nadir görülmektedir. Çölyak hastalığı günümüzde beyaz ırk hastalığı olarak kabul edilmektedir. Günümüzde tüm yaş grupları içerisinde hastaların yarıdan fazlası erişkin hayatta tanı almaktadır. Bunun başlıca nedeni Çölyak hastalığı’nin artık erişkinlerde de rutin taranması olarak gösterilebilir. Yakın zamana dek bazı Avrupa ülkeleri haricinde Çölyak hastalığı’nin çok sık bir hastalık olmadığı düşünülmekteydi. Batı dünyasında yakın zamanda yapılmış olan epidemiyolojik çalışmalar neticesinde bu görüşün tam aksi sonuçlar bildirilmiştir. Avrupa ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletlerinde 1/100–1/300 arasında bir sıklık bildirilmiştir.

1985–1995 yılları arasında İsveç’te bebek mamalarına eklenen tahılların denetlenmemesinden dolayı (gluten içeren katkılar neticesinde) 2 yaş altı çocuklarda ve bebeklerde normalin üzerinde yükseklikte bir Çölyak hastalığı görülme sıklığı ortaya çıkmıştır. Bu değişikliğin diğer bir nedeni de bebeklerin anne sütü ile beslenme alışkanlığındaki değişikliklerdir. Anne sütü ile beslenen bebeklerde Çölyak hastalığı daha az sıklıkta görülmektedir.


Çölyak hastalığı (Çölyak hastalığı), sık rastlanan bir kronik ishal ve emilim bozukluğu nedenidir. Yağlı dışkılama ve kilo kaybı da tipik klinik bulgular arasındadır. Tanı için endoskopik ince barsak biyopsilerinin histopatolojik incelemesinde tipik bulguların mevcut olması ve serolojik testlerin pozitifliği gereklidir. Hayat boyu sürecek glutensiz diyet alınacak tek önlemdir. Gerçek anlamda bu hastalığın tedavisi henüz mevcut değildir. Saptanacak tek bir gen ileride genetik tedavilere imkan verecek ve kesin tedavi yöntemi olacaktır. Erişkinlerde Çölyak hastalığı tipik veya atipik klinik şekillerde kendini gösterebilir.

1950’lerden itibaren Çölyak hastalığı ile ilgili patofizyoloji ve klinik anlamda ciddi ilerlemeler kaydedilmiştir. En başlarda sadece çocuklarda olduğu ve erişkin hayatta kaybolduğu şeklindeki algılama biçimi son 10 sene içerisinde yapılan araştırmalar ile daha değişik bir hale bürünmüştür. Günümüzde, Çölyak hastalığı’nin erişkinlerde neredeyse çocukluk çağından daha fazla göründüğü ve çocuklardan farklı olarak daha çok atipik klinikte başladığıbilinmektedir. Atipik Çölyak hastalığı başlığı altında demir eksikliği anemisi, idiyopatik genç yaş osteoporozu, osteomalasi, infertilite, irritabl barsak sendromu semptomları ve multi-organ tutulumlu otoimmün hastalıklar bulunmaktadır.

Genetik ve ırksal özellikler, beslenme alışkanlıkları, çevresel etkenler ve tıbbi hizmetlere ulaşabilme imkanları ile direkt bağıntılı görülme sıklığı bildirilmektedir.Ülkemizde Çölyak hastalığı ile ilgili olarak yavaş yavaş toplumda ve doktorlar arasında bahsedilen algılama farklılıkları oluşmaya başlamaktadır. Poliklinikte bazı hastaların kendilerinde Çölyak hastalığı olduğu şüphesi ile başvurmaları buna örnek olarak gösterilebilir. Heterojen bir hastalık olan çölyak hastalığı terimi yerine “gluten duyarlılık” teriminin kullanılması önerilmektedir.Gluten duyarlılığı olan bireylerde patofizyolojik anlamda çölyak hastalığı olarak tanımlanan klinik durumun ortaya çıkması için geçen gizli dönemin süresinin en kısa olarak çocukluk çağında olmasından dolayı hastalık çocuklarda çok daha kolay tanı konulmaktadır. Bu gizli dönem erişkinlerde daha uzun ve değişken olduğu için klinik belirti ve bulgular da anormallikler göstermektedir. İster çocukluk dönemi olsun isterse erişkin hayatta olsun, bazı tetikleyici nedenler harekete geçmeyi bekleyen immün sistemi uyararak patofizyolojik olarak var olan gluten duyarlılığının çölyak hastalığına dönüşmesine neden olmaktadır.

Tipik Çölyak hastalığı’nin kendini göstermesi genelde ishal, kilo kaybı, karın şişkinliği, karında aşırı gaz ve yorgunluk ile belirli tablodur. Ancak son 10 yılda yapılan araştırmalar ve bulunan önemli bulgular neticesinde Çölyak hastalığı patofizyolojisi daha iyi anlaşılmıştır.

Hastalığın sadece tipik bulgular ile gitmediği, hatta erişkin yaşta daha çok değişik formlarda ortaya çıktığı öğrenilmiştir. Bu ilerleme neticesinde Çölyak hastalığı için tarama yapma endikasyonları artmış ve “gluten sensitivitesi” olan insanlar ve atipik Çölyak hastalığı grupları tanımlanmıştır.

İlginç diğer bir konu da diğer besin alerjilerinde olduğu gibi buğdaygillere karşı da besin alerjisinin olabilmesidir. Çölyak hastalığı arasındaki en önemli fark klinik bulgularda gizlidir. Dermatit, ciddi mukozal sıvı birikmesi, şiddetli ishal, astım benzeri bronş reaktivitesi ve ciddi reaksiyonlarda da anjiyo ödem tablosu gelişebilir. Her ne kadar Çölyak hastalığı olgularında karşı besin alerjisinin daha fazla olduğu yönünde bir bilgi olmasa da başta inek sütü olmak üzere diğer besin alerjilerinin daha artmış olduğu bilinmektedir.

Haber Kaynağı: Tarımsal Haber - www.tarimsalhaber.com

    Yorumlar

YAZARLAR Tümü

GAZETE MANŞETLERİ

HAVA DURUMU

Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

ANKET Sonuçlar Tümü

?Organik herhangi bir tarımsal ürün tükettiniz mi?

SENDE YAZ

Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

ARŞİV

Toprak için ph,nem,sıcaklık ölçüm cihazları. ph metre,ec metre,refraktometre,nem ve sıcaklık göstergeleri