TEVFİK GÜNGÖR / OLAYLARIN İÇİNDEN 
gungoruras@superonline.com

Dün İstanbul'da başlayan ve iki gün sürmesi programlanan Dünya Ekonomik Forumu Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Avrasya Zirvesi toplantıyı düzenleyen kuruluşun en geniş coğrafyayı kapsayan ilk özel zirve olduğu belirtiliyor.

Bilindiği gibi Dünya Ekonomik Forumu (WEF) isimli kuruluş yılda bir defa Davos'ta zirve toplantısı düzenliyor. Yıl boyu değişik ülkelerde değişik konulara odaklanan özel toplantılar yapıyor.

Başbakan Sayın Erdoğan'ın Davos zirvesini terk etmesine neden olan tartışmalardan sonra WEF'in İstanbul'da düzenlediği toplantı "gönül alma" toplantısı niteliğini taşıyor.

Bu tür toplantılarda önemli olan değişik ülkelerden katılımcıların sayısı ve katılımcıların niteliği. Zirve toplantılarına genelde üst düzey devlet adamları ile önemli firmaların tepe yöneticilerinin katılmaları.
İstanbul toplantısına 70 farklı ülkede toplam 1.100 katılımcının kayıt yaptırdığı. Azerbaycan, Gürcistan ve Tunus'un aralarında bulunduğu 20 ülkeden en yüksek seviyede yaklaşık 50 hükümet temsilcisinin toplantıları izlediği belirtiliyor.

Ayrıca iş dünyasından 650 temsilci ve 180 üst yöneticinin , 70 farklı ülkeden toplam 80 genç küresel lideri toplantıları izliyor.

Toplantı programı geniş tutulduğu için, "Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Avrasya" ülkelerinin her türlü sorunu tartışılacağı için katılanlara bu fırsatı değerlendirerek Türkiye'yi anlatmak önemli.

Açılış toplantısında Başbakan Sayın Erdoğan fırsatı iyi değerlendirdi. Uzun uzun 2002 yılından bu yana Türkiye'de yapılanları anlattı.

Sayın Erdoğan'ın konuşması bir anlamda da içeriye dönük bir AKP icraatı anlatımı niteliği taşıyordu.

Sayın Erdoğan, yaptığı konuşmanın bir bölümünde, 3.5 yıl önce İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres ile yaşadığı tartışma sonrasında toplantıyı terk etmesine neden olan Filistin meselesine değindi. Bu meselenin Ortadoğu barışının önündeki en önemli engellerden biri olduğunu söyledi...

Türkiye'deki gelişmeleri anlatırken, demokrasinin önemini vurgulayan Sayın Erdoğan dedi ki, "Türkiye son derece somut bariz bir örnek, yakın tarihe bakıldığında aktif dış politikası ve demokratikleşmenin hız kazandığı dönemlerin ekonomiyi desteklediği görüşülmektedir.

İçine kapanan bir dış politika anlayışına sahip olduğu bölgesel meselelerde Türkiye ekonomisini yükseltememiştir. Refah düzeyini yükseltememiştir. Türkiye'nin içinden geçtiği süreç belli noktalarda genel manada bölgemizdeki tüm ülkelere örnek teşkil edecek bir ülkedir.

Türkiye son 10 yıl içinde yıllık ortalama büyüme hızı yüzde 5.3 olma başarısını göstermiş. Küresel ekonomik kriz de dikkate alındığında bu büyüme önemli bir başarıdır. 2011 yılında Türkiye, Çin'den sonra en fazla büyüyen ülke. Ekonomisini yüzde 8.2 büyütmüştür.

230 milyar dolar milli gelir 772 milyar dolara ulaştı milli gelir 3 kat büyüdü. Dış ticaret hacmi 2002'de 88 milyar dolardan 376 milyar dolara yükselerek 4 kattan fazla arttı.

Tüm ekonomik göstergelerimiz ekonomik krizin seyrettiği 2009 yılında gerileme gösterse de şimdi bu durumu aşmış durumdayız krize rağmen.

Merkez Bankası'nın döviz rezervi 92 milyar dolar. Ülke içinde istikrar ve güvenin eseri olduğu kadar aktif ve barışçı bir politikanın eseridir.

Türkiye 10 yıllık iktidar döneminde istikrar ve güveni zedeleyecek her adımdan büyük bir hassasiyetle kaçındı. Mali disiplin ve para politikalarından asla taviz verilmedi. Bu tecrübe bölge ülkeleri açısından değil başta Avrupa olmak üzere örnek teşkil edecek bir ülkedir. 10 yıllar boyunca ertelenen reformları bankacılık, finans, kamu maliyesi özellikle de sosyal güvenlikte çok büyük reformlar yaptık. Yatırımların teşviki için cesur adımlar attık yoğun şekilde istişare ettik. Milletimizden hiç bir şey gizlemedik tam şeffaflıkla ekonomiyi idare ettik. İş adamlarımızın ulaştığı her ülkeye bizler de ulaştık. Biz iş adamlarımızın önünde yollar açtık.

Hem ticaret hem yatırım alanımızı dünya safında genişlettik. Türkiye, Çin'den sonra ikinci sırada olduğunu alınlarının akıyla tamamladıklarını belirtmek isterim."

Sayın Erdoğan'ın konuşmasında en fazla dikkati çeken, son 10 yılda Türkiye'nin ortalama büyümesi ile ilgili olarak verdiği yüzde 5.3 oranıdır.

Türkiye son 88 yılda ortalama her yıl yüzde 4.7 büyümüştür. Fakat son on yıldaki büyüme yüzde 5.3'e ulaşmıştır. Düşük tasarruf oranına rağmen bu oranda ortalama büyüme gerçekten övünülecek bir gelişmedir.



Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner59

banner95

ahududu fidanı,armut fidanı,çiçek soğanı, çiçek soğanı satışı,çiçek tohumu,çiçek tohumu satışı,çınar ağacı fidanı,dut fidanı,erik fidanı, fidan,fidan satışı,fındık fidanı, goji berry fidanı,gül fidanı, gül fidanı satışı, kayısı fidanı, kiraz fidanı, lale soğanı, limon fidanı, meyve fidanı,nar fidanı, sebze tohumu, şeftali fidanı,tohum satışı, trabzon hurması fidanı, üzüm fidanı, elma fidanı,vişne fidanı,zeytin fidanı, armut fidanı, palmiye fidanı, çim tohumu,badem fidanı,