Öne Çıkanlar teknoloji Gıda anız yangını sel madurları tarım fuarı

Bu haber kez okundu.

Türkiye'de Tarım Finansmanı Konferansı
Çağlar, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Türkiye Bölge Ofisi tarafından düzenlenen ''Türkiye'de Tarım Finansmanı'' konferansının açılışında, Türkiye'deki tarımsal gayrisafi hasılanın, toplam hasılanın yaklaşık yüzde 9'una denk geldiğini kaydetti.
     Tarımın kamu ve özel sektör tarafından finanse edildiğini dile getiren Çağlar, son 10 yılda hükümetin Türkiye'deki tarıma yaklaşık 36 milyar lira tarımsal hibe desteği sağladığını, 2012 için bunun 4,2 milyar dolar civarında olacağını söyledi.
     Çağlar, yakın geçmişe kadar tarımın finansmanının yalnızca ''tohumun toprağa düşmesinden ürünün hasat edilmesine kadarki süreç'' olarak algılanması anlayışından bugün ''tarladan tabağa'' denen bir yöntemle finanse edilmesinin, tarımı finanse edenler açısından memnun edici olduğunu ifade etti.
     Finansman açısından tarım sektörünün bankalar açısından öne çıkmamasının nedenlerini, ''tarım sektörünün karlı görülmemesi'', ''diğer kredi segmentlerine göre tarım sektörünün daha riskli görülmesi'' ve ''tarımsal müşterilere ulaşacak şube penetrasyonunun olmaması'' şeklinde sıralayan Çağlar, ''Ancak bugün gelinen noktada tarım sektöründeki potansiyel nedeniyle birçok bankanın tarıma hizmet götürmeye başladığını, önemli kredi portföyleri oluşturduğunu, bazı bankaların birçok farklı tarımsal ürünlere yer verdiklerini görmek memnuniyet verici'' dedi.
     Çağlar, şu bilgileri verdi:
     ''Türkiye'deki tarım sektörüne kullandırılan krediler, 2003 yılında 2,6 milyar lira iken, 2011 yılının sonunda, 10 kat artarak, 29,3 milyar liraya ulaştı. Bu süre içerisinde Türk bankacılık sektörünün diğer segmentlere kullandırdığı krediler yaklaşık 13 kat artarken, tarım sektörü göreceli olarak daha az, 10 kata yakın arttı. Bankalarımızca tarım sektörüne kullandırılan kredilerin toplam krediler içerisindeki payına baktığımızda ise 2003-2011 yılları arasındaki periyotta yüzde 4 civarında olduğunu görüyoruz. Türk tarımı, son yıllarda önemli ölçüde mesafe kat etmesine rağmen bankalarımız tüm sektörlere kullandırdıkları kredilerin yalnızca yüzde 4'ünü tarıma ayırmaları, bu sektörü henüz keşfetmedikleri sonucuna bizi ulaştırmaktadır.
     Bugüne kadar diğer sektörlere kullandırılan kredilerin takibe dönüşüm oranıyla, bankalarımızca tarıma kullandırılan kredilerin takibe dönüşüm oranını 10 yıllık periyotta mukayese ettiğimizde, ya hep sektörün diğer kredilerin takibe dönüşüm oranının altında kaldığını ya da ancak başabaş noktada olduğunu görüyoruz. Rakamsal olarak, 2002 yılında Türk bankacılık sektörü toplam kredilerinin yüzde 17,8'ini takibe dönüştürmüşken, tarıma kullandırılan kredilerin yalnızca yüzde 4'ü takibe düşmüş. 2005 yılında, bankacılık sektörünün kullandırdığı kredilerin yüzde 4,8'i takibe girerken, tarıma kullandırılan kredilerin takibe dönüşüm oranı 2,1 olmuş. 2008 yılına geldiğimizde, sektör 3,7 takibe dönüşüm oranıyla çalışırken, tarımsal takip oranı 3,2 olmuş. 2011 yılına geldiğimizde, sektörün takip oranı 2,7, tarımsal takip oranı ise 2,9 olmuş. 10 yıllık periyotta baktığımızda aslında tarım zihinlerimizde yer aldığı kadar korkulacak, riskli addedilecek bir sektör olmadığını rakamsal değerler ortaya çıkarıyor. Bu veriler bize göstermektedir ki, bankacılar açısından tarım sektörü takibe dönüşüm oranlarından endişe edilecek bir sektör değil.''
   
     -''Tarımın finansmanı sadece kamunun üzerine bırakılmamalı''-
   
     2011 yılında 29,3 milyar liralık kredinin yüzde 75'inin kamu bankaları, yüzde 15'inin özel bankalar, yüzde 8'inin katılım bankaları ve yüzde 2'sinin katılım bankaları tarafından kullandırıldığını anlatan Çağlar, Ege, Akdeniz, Marmara, İç Anadolu Bölgesi'nin toplam tarımsal kredilerin yüzde 75'ine yakınını kullandığını kaydetti.
     Çağlar, kamu ve özel bankaların tarım sektörünün finansmanında birbirini tamamlar nitelikte olduğunu dile getirerek, tarımın finansmanının sadece kamunun üzerine bırakılmaması gerektiğini söyledi.
     Tarımın finansmanında bankacıların izlemesi gereken yola ilişkin olarak da Çağlar, şu değerlendirmelerde bulundu:
     ''Özellikle küçük işletmelerin, istedikleri kadar değil, üretimin gerektirdiği kadar, karlılığın sağlandığı ölçüde finanse edilmesi, orta ve uzun vadede tarım sektörünün varlığı açısından son derece önemlidir. Bankalarımızca aktarılacak kaynaklar, doğru yatırımcıya doğru zamanda doğru miktarda ve fakat en önemlisi kesintisiz kaynak sağlayacak şekilde kurgulanmalıdır. Kesintisiz finansmana gücü yetmeyen veya cesareti olmayan bankalar kesinlikle bu işin içerisine girmesinler. Çünkü tarım öyle bir sektördür ki, ticari sektörde olduğu gibi zaman zaman kredilerin durdurulması zaman zaman kredilerin tekrar genişletilmesi gibi bir lüksü kaldıracak bir sektör değildir.
     Üretime yönelik kontrollü ve projeli kredilendirme tarım sektörünün kredilendirilmesi açısından son derece önemlidir. Üreticilerin ödeme güçlerine uygun, tarımsal döngüye uygun kredilendirmek gerekir. Bankacılıktaki bildiğimiz risklerden biri vade riskidir. Bu vade riskinin tarımsal döngüye uygun planlanmaması, tarımsal takip oranıyla bankalarımızın karşılaşması anlamına gelecektir. Bundan dolayıdır ki, bankalarımız tarıma girerken son derece uzmanlaşmış ekipleriyle finanse ettikleri portföyü tarımsal döngüsüne uygun bir finansal model geliştirmek zorundadırlar. Tarımda, ticari finansmanda sağlandığı gibi standart finanse etme uygulaması çok doğru bir uygulama değildir.
     Özellikle ülkemizdeki miras hukuku dolayısıyla bölünmüş olan tarım arazilerinde ölçek ekonomisine ulaşmanın zorluğu göz önüne alındığında birçok çiftçiyi bir araya getirecek, ortak üretim, ortak pazarlama kültürünü oluşturacak sözleşmeli üretim modelini mutlaka bankalarımız çiftçilerimizi yönlendirmelidir. Bankalarımız çiftçilerimizi, sanayicinin KOBİ'sine karşı tarımsal orta ve büyük işletme diye adlandırdığımız TOBİ ölçüsüne gelmeleri konusunda yönlendirmeli, cesaretlendirmeli ve onlara bu doğrultuda proje ürettirmelidir.''
   
     -''Türkiye'deki tarım sektörü güçlü büyüme potansiyeline sahip''-
   
     EBRD Türkiye Direktörü Michael Davey de tarım konusunda hükümet tarafından kapsamlı bir reform programı başlatıldığına değinerek, amacın, daha etkin ve daha iyi rekabet edebilir tarım üretimi sağlamak olduğunu söyledi.
     Türkiye'de bu konuda yapılacak daha çok şey olduğunu dile getiren Davey, krediye ulaşmaktaki zorluğa işaret ederek, ekipman talebi olmasına rağmen, finansman sağlanamadığını belirtti.
     Davey, Türkiye'de güçlü bankacılık sektörü olduğunu kaydederek, ''Ziraat Bankası olmasaydı tarım kredilerine erişimde azalma görülürdü'' dedi.
     Türkiye'deki tarım sektörünün güçlü büyüme potansiyeline sahip olduğunu vurgulayan Davey, Türkiye'deki bankaların ürünler konusundaki yaklaşımını tarım sektörüne ayarlayabileceğini dile getirdi.




Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner59

banner95

ahududu fidanı,armut fidanı,çiçek soğanı, çiçek soğanı satışı,çiçek tohumu,çiçek tohumu satışı,çınar ağacı fidanı,dut fidanı,erik fidanı, fidan,fidan satışı,fındık fidanı, goji berry fidanı,gül fidanı, gül fidanı satışı, kayısı fidanı, kiraz fidanı, lale soğanı, limon fidanı, meyve fidanı,nar fidanı, sebze tohumu, şeftali fidanı,tohum satışı, trabzon hurması fidanı, üzüm fidanı, elma fidanı,vişne fidanı,zeytin fidanı, armut fidanı, palmiye fidanı, çim tohumu,badem fidanı,zeytinyağı