Öne Çıkanlar tarım teknoloji Gıda Domuz vebası dap desteği

Bu haber kez okundu.

Dr. Muzaffer Kuşhan: Bir su damlası kadar suçlu hissetmiyorum.
Klinğinde tedavi gören Dila Kurt'un ölümüne neden olduğu gerekçesiyle Yargıtay tarafından cezası onanan ve 3 yıl 6 ay 15 günlük cezası kesinleşen Dr. Muzaffer Kuşhan vicdani olarak rahat olduğunu söyledi. Medyatik ve başarı olduğu için meslektaşlarının kıskançlığı ile karşılaştığını söyleyen Kuşhan, "Bir su damlası kadar kendimi suçlu hissetmiyorum, vicdanım korkunç derecede rahat." dedi. Kurt'un gizli kalp rahatsızlığı bulunduğunu savunan Kuşhan, "Bu kızın kalp hastalığını hiç kimse tespit etmedi ama onlar diyorlar ki 'doktor Kuşhan bunu biliyordu' Ben bir doktor olarak bana verilen madde ve manevi işkenceyi göze alacak kadar gerizekalı değilim. Aldığım hapis cezası bana göre mahkemenin taktiri değil, Adli Tıp Genel Kurul'unun isteyerek, bileyerek, inadına verdiği bir cezadır." dedi.

Kuşhan, Cihan Haber Ajansı'na (Cihan) olayın meydana geldiği Polonezköy'deki kliniğinde açıklamalarda bulundu. Olay günü Kurt'un anne ve kızkardeşiyle havuz başında olduğunu ve aniden fenalaştığını belirtti. Hemen müdahale ederek gerekli bütün tıbbi uygulamaları yaptığını anlatan Kuşhan, "Tıbben yapılması gereken ne gerekiyorsa hepsini uyguladım ama maalesef geri dönmedi." dedi.

Kurt'un gizli kalp rahatsızlığı bulunduğunu öne süren Kuşhan, "Bu hastalıkla ilgili, her doktorun hatta halkın da bildiği bir hastalık ve gençlerde gözüküyor. Aniden ölümle neticeleniyor. Adı gençlerde ölümle sonuçlanan gizli kalp hastalığı. Bunun en bariz örneği Eskişehirsporlu bir futbolcu. Sezondan önce bütün kontrolleri büyük bir hastanede yapılıyor. Sezon başlıyor ve sonra evinde fenalaşıp yaşamını kaybediyor. Buna benzer vakalarda var...Gazetelerde, tv'de benzer ölümlerin sürekli yer aldığını söyleyen Kuşhan, "Bu kızın da ölüm nedeni aynen otopside de çıktığı kadar kendisinde mevcut kronik kalp damar hastalığının parantez içinde önceden geçirilmiş kalp krizlerinin aktif hale geçmesidir. Yani bu kızcağız kalp hastasıymış, doktora sürekli gittiği halde tespit edilememiş. Annesi savcılığa müracaat ediyor ve diyor ki bizim kızımız sapasağlımdı, hiç bir şeyi yoktu. Buraya gelişinde de benim yaptığım muayenede hiç bir şey tespit edilemedi." şeklinde konuştu.

Bu konuyla ilgili yapılan değerlendirmede bilim adamlarının iddia edilen konuyla ilgili bulgulara yer vermesi gerektiğini söyleyen Kuşhan, "Bugünlerde tüp mide çok moda. Tüp mideyi yapıyorsunuz adam yemek yiyemiyor bir ayda 40 kilo, 30 kilo vereni var. Ama bunlardan hiç biri ölmüyor. Yani bu demek oluyor ki bu kızcağızın ölüm nedeni verdiği kilolardan değil, kendisinde mevcut olan kalp krizi." ifadelerini kullandı.

Dosyanın Adli Tıp Kurumu'nda 3.İhtisas Kurulu'na gittiğini ve uzmanlar tarafından incelendiğini belirten Kuşhan, Cerrahpaşa'da görevli iki ayrı profesörden de konuyla ilgili alınan görüşlerde de uyguladığı diyet programının doğruluğunu onayladığını anlattı. Kuşhan, "Kurul, verdiği kararda işlem tıp kaide ve kurallarına uygundur ve doktor suçsuzdur kararı veriyor. Sonra karşı tarafın itirazı ile dosya Genel Kurul'a gidiyor." dedi.

ORTADA KUMPAS VAR

1. ve 3. İhtisas kurallarının bilirkişilerinin Genel Kurul'a da geldiğini ve bunun doğru olmadığını savunan Kuşhan, "Bilirkişiler hiç değişmiyor, çünkü ortada kumpas var. Genel Kurul'un kararı da 'kişide hızlı kilo verme tespit edilmesine rağmen diyet ve egzersiz programında bir değişiklik yapılmadığından dolayı ölüm nedeni budur' diyor." ifadesini kullandı.

Ailenin savcılıktaki müracaatında kızlarının bir hastalığı olmadığını söylediklerini belirten Kuşhan, "Bu kızcağız otopsi raporuna göre daha önce kalp krizi geçirmiş. Kızlarının hastalığından haberleri yok. Kimse bilmiyor, ben kalp uzmanı olmadığıma göre burada tespit etmem mümkün değil. Şartlar böyle olunca sanki ben onun kalp hastalığını biliyor muşum da tedbir olmamışım. Halbuki bilen yok. Otopside tespit edildi. Bu kızın kalp hastalığını hiç kimse tespit etmedi ama onlar diyorlar ki 'doktor Kuşhan bunu biliyordu' Ben bir doktor olarak bana verilen madde ve manevi işkenceyi göze alacak kadar gerizekalı değilim. Ben hemen dakikasında gönderirdim. Aldığım hapis cezası bana göre mahkemenin taktiri değil, Adli Tıp Genel Kurul'unun isteyerek, bileyerek, inadına verdiği bir cezadır." şeklinde konuştu.

MEDYATİK VE BAŞARILI İSENİZ MESLEKTAŞLARINIZ DÜŞMANINIZDIR

Yaşadığı durumu medyatik ve başarı olmaya bağlayan Kuşhan, meslektaşlarının kıskançlığının kurbanı olduğunu da belirterek "Medyatik ve başarılı iseniz bu gibi yerlerdeki meslektaşlar düşmanınızdır. Feci şekilde hem de." değerlendirmesinde bulundu. Dosyanın tarafsızlık için başka adli tıp kurumları bulunduğunu ve oralara gönderilmesi talebinde bulunduklarını anlatan Kuşhan, dosyanın başka yere de gönderilmediğini ve kararı verenlerin hapse gireceği için bayram yaptıklarını söyledi. Kuşhan, "Ama inanın bana bir su damlası kadar kendimi suçlu hissetmiyorum, vicdanım korkunç derecede rahat. Ama bu ülkede kimler suçsuz yere hapse girmedi ki? şeklinde konuştu. Kuşhan, Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yapacaklarını oradan da sonuç alamazsa Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne giderek hakkını arayacağını belirtti." dedi.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner59

banner95

ahududu fidanı,armut fidanı,çiçek soğanı, çiçek soğanı satışı,çiçek tohumu,çiçek tohumu satışı,çınar ağacı fidanı,dut fidanı,erik fidanı, fidan,fidan satışı,fındık fidanı, goji berry fidanı,gül fidanı, gül fidanı satışı, kayısı fidanı, kiraz fidanı, lale soğanı, limon fidanı, meyve fidanı,nar fidanı, sebze tohumu, şeftali fidanı,tohum satışı, trabzon hurması fidanı, üzüm fidanı, elma fidanı,vişne fidanı,zeytin fidanı, armut fidanı, palmiye fidanı, çim tohumu,badem fidanı,