Öne Çıkanlar Adilcevaz çiftçi ayçiçeği zararlıları fındık un ihracatı

Bu haber kez okundu.

Eski Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış: IŞİD, Türkiye’nin müsamahasından yararlandı
AK Parti’nin kurucularından eski Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış, IŞİD’in Türkiye’nin müsamahasından faydalandığını söyledi. Türkiye’nin bilerek El Kaide ya da IŞİD gibi örgütlere destek verdiğine inanmadığını vurgulayan Yakış, "Onların Türkiye’nin müsamahasından yararlanarak birçok faaliyetleri sürdürdüğünü tahmin ediyorum." dedi. IŞİD üyelerinin İstanbul’da toplu piknik yapmalarının buzdağının sadece görünen yüzü olduğunu ifade etti.

AK Parti’nin kurucuları arasında yer alan eski Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış, Cihan Haber Ajansı’na () verdiği mülakatta başta gerilen Türkiye-Avrupa Birliği (AB) ilişkileri olmak üzere dış politikaya dair değerlendirmelerde bulundu. Ankara-Brüksel hattında karşılıklı sert açıklamaların bir ilk olmadığını kaydeden deneyimli diplomat Yakış, Türkiye-AB ilişkilerinde köklü bir değişimin yaşanmadığı görüşünde. AB’ye yönelik eleştirilerin başında gelen Brüksel’in Türkiye’yi doğru ‘okuyamadığı’ ve ‘yanlış’ kaynaklardan beslenerek hüküm verdiği iddialarına katılmayan Yakış, Türkiye’nin dış politikada eksen kayması yaşadığı eleştirilerine ise hiçbir zaman katılmadığını söyledi. IŞİD’cilerin Türkiye’de toplu piknik yapmasını ‘buzdağının sadece görünen yüzü’ diye değerlendiren Yakış, her 10 yılda bir Türkiye’deki askeri darbeleri yurtdışında savunmak mecburiyetinde kaldığını anlattı.

Yurtdışında Türkiye’nin El Kaideci örgütlerle yardım ettiği yönünde yaygın bir kanaatin var olduğunu ifade eden Yakış, kendisinin Türkiye’nin bilerek ve o amacı güderek El Kaide ya da IŞİD gibi örgütlere destek verdiğine inanmadığını söyledi. Yakış, "Ama, onların Türkiye’nin müsamahasından yararlanarak birçok faaliyetleri sürdürdüğünü de tahmin ediyorum. Türkiye, özellikle IŞİD’in kafa kesmeye başlamasından sonra halen o örgüte Türkiye’nin bilerek destek sağladığı kanaatinde değilim." dedi. IŞİD’e destek veren çok sayıda kişinin Türkiye’de bulunduğunu altını çizen Yakış, IŞİD’cilerin geçtiğimiz Ramazan ayında İstanbul’da toplu piknik yapmasını ‘buzdağının sadece görünen yüzü’ diye değerlendirdi. Yakış, "Onları (piknik) açıkça yapabildiklerine göre o sadece buzdağının su üstündeki kısmı" derken Türkiye’nin bu tür yapılara devlet olarak bu çağda göz yumamayacağını söyledi.

"SURİYE’DE TÜRKİYE ZAMANINDA FRENE BASAMADIĞI İÇİN ‘OFSAYTA’ DÜŞTÜ"

Türkiye ve Batı’nın Suriye’de rejim ile halkın karşı karşıya gelmesinden sonra halktan yana tavır alarak doğru bir adım attığını ifade eden Yakış, “Fakat bir müddet sonra Batı, muhalefete sağlanan desteğin, silahların yanlış ellere gittiğini görünce frene bastı. Türkiye, aynı zamanda frene basmadığı için ofsayta düştü. Sonradan da Türkiye bu hatayı düzeltemedi.” şeklinde konuştu. “Biz Suriye politikamızı Esad’ın kısa zamanda düşeceği varsayımına dayandırmıştık. Bu tahminiz yanlış çıktı. Şimdi dış politikamızı yeni realitelere uyarlıyoruz” demenin bir erdem olduğunu kaydeden Yakış, Türkiye’nin daha fazla Suriye bataklığına batmaması için böyle bir yaklaşımın sergilenmesi gerektiğini vurguladı.

"AB, TÜRKİYE HAKKINDA HİÇBİR ŞEY SÖYLEMESİN BEKLENTİSİNE GİREMEYİZ"

Brüksel’den gelen eleştiriler karşısında Türk makamlarının, "AB, iç işlerimize karışıyor" şeklindeki tepkiler için Yaşar Yakış şu değerlendirmede bulundu: "Bir kulübe üye olacaksanız, pek tabii o kulübün üyeleri sizin iç işlerinize de karışıp, o kulübün üyesi olmaya layık geldiniz mi diye bakacaktır. ‘AB, Türkiye’deki gelişmeler hakkında hiçbir şey söylemesin’ diye bir beklenti içine giremeyiz." Onlar öyle istedi diye istenen her şeyi yapmak zorunluluğun bulunmadığını belirten Yakış, Türkiye’nin kendi dinamikleri olduğunu ifade etti. Türkiye’deki reformların AB’nin sıkı takibi altında olduğunu ve bunun böyle de devam edeceğini söyledi.

BRÜKSEL BU HABERLERİ NEREDEN ALIYOR DİYE HAYRET ETMENİN BİR ANLAMI YOK"

AB’ye yönelik eleştirilerin başında gelen Brüksel’in Türkiye’yi doğru ‘okuyamadığı’ ve ‘yanlış’ kaynaklardan beslenerek hüküm verdiği iddialarına katılmayan Yakış, 40 yıllık diplomat geçmişini hatırlatarak “AB’nin Türkiye’yi ‘okuması’ için 28 ayrı ülkenin büyükelçisi var burada. Bugünkü iletişim teknolojisi karşısında Yüksekova’nın bilmem ne köyünde birisi öksürse anında Brüksel’e ulaşabilecek bir ortam mevcut. Böyle bir ortamda halen ‘Brüksel bu haberleri nereden alıyor’ diye hayret etmenin bir anlamı yok. Herkes, her şeyden haberdar.” değerlendirmesinde bulundu. AB’nin salt Brüksel’de mukim bir Türk gazete temsilcisinden bilgi alarak Türkiye’ye tepki gösterdiği yönündeki iddiaların makul olmadığını kaydeden “Öyle yaptıklarını da zannetmiyorum. AB’nin sayısız kaynakları vardır. Üye ülkelerin büyükelçiliğinin yanında AB’nin kendisinin temsilciliği var (Ankara’da).” dedi. Yakış, Brüksel’in AB kriterleri çerçevesinde değerlendirme yaptığının altını çizdi.

"AB SÜRECİ, DEMOKRASİNİN DAHA İYİ İŞLEMESİ İÇİN ÖNEMLİ"

Özellikle basın yönelik 14 Aralık operasyonun ardından Ankara-Brüksel hattında karşılıklı sert açıklamaların bir ilk olmadığını kaydeden deneyimli diplomat Yakış, Türkiye-AB ilişkilerinde köklü bir değişimin yaşanmadığı görüşünde. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başbakanken “Kopenhag kriterlerini gerekirse Ankara kriterleri haline getirip, yolumuza devam ederiz” sözünü anımsatan Yakış, Türkiye’nin AB’ye katılım sürecinin Cumhuriyet’in ilanında sonra en önemli çağdaşlaşma projesi olduğunun altını çizdi. Müzakereler sonrasında Türkiye’nin birliğe alınıp alınmayacağının Avrupa’nın siyasi bir tercihi olduğuna dikkat çeken Yakış, “Alabilirler, almayabilirler. Türkiye, süreci iyi değerlendirmek suretiyle temel hak ve hürriyetlerin daha yaygın hale geldiği, demokrasinin daha iyi işlediği, piyasa ekonomisinin daha iyi işlediği ve yolsuzlukların azaltıldığı bir ülke gelmek için kullanmalı." diye konuştu.

"TÜRKİYE, AB İLE İLİŞKİLERİNİ SÜRDÜRÜRKEN RUSYA İLE DE FAALİYETTE BULUNABİLİR"

Türkiye’nin sırtını Rusya’ya dayayarak AB ve ABD’ye yüz çeviremeyeceğini ifade eden Yaşar Yakış, uluslararası dengelerle oynamanın kolay olmadığını anlattı. “Türkiye hem AB ile ilişkilerini sürdürür hem de Rusya, Çin, Japonya, Asya eksenli faaliyetlerini sürdürebilir. Bunu, birbirinin yerine geçen alternatifler diye tanımlamak doğru değildir.” diyen Yaşar, Türkiye’nin dış politikada eksen kayması yaşadığı eleştirilerine ise hiçbir zaman katılmadığını söyledi.

"HER 10 YILDA BİR ASKERİ DARBELERİ YURTDIŞINDA SAVUNMAK ZORUNDA KALDIM"

Diplomasi mesleğine 1961 yılında başladığını ifade eden eski Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış, "Her 10 yılda bir, ben Türkiye’deki askeri darbeleri yurtdışında savunmak mecburiyetinde kalmış bir diplomatım. Biz beğensek de beğenmesek de Türk diplomatı olarak askeri darbeleri, 1960 darbesini, ’70 darbesini, ’80 darbesini yurtdışında savunmak durumunda kalmış bir insanım. Diplomat, hükümetin görüşünü doğru olarak bir şey katıp eksiltmeksizin karşı tarafa aktarmak durumundadır." dedi.

Batı basınında ifade edildiği gibi Türkiye’nin bir uçuruma doğru sürüklenmediğini ifade eden Yaşar Yakış, Türkiye’nin enerjisini bir takım olumsuzluklara harcadığı için 2023 hedefleri çerçevesinde olması gereken yere gelemeyeceğini sözlerine ekledi.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner59

banner95

ahududu fidanı,armut fidanı,çiçek soğanı, çiçek soğanı satışı,çiçek tohumu,çiçek tohumu satışı,çınar ağacı fidanı,dut fidanı,erik fidanı, fidan,fidan satışı,fındık fidanı, goji berry fidanı,gül fidanı, gül fidanı satışı, kayısı fidanı, kiraz fidanı, lale soğanı, limon fidanı, meyve fidanı,nar fidanı, sebze tohumu, şeftali fidanı,tohum satışı, trabzon hurması fidanı, üzüm fidanı, elma fidanı,vişne fidanı,zeytin fidanı, armut fidanı, palmiye fidanı, çim tohumu,badem fidanı,zeytinyağı