Öne Çıkanlar tarım Gıda teknoloji dap desteği Domuz vebası

Bu haber kez okundu.

MASAK: Aklama, suç kazancının serbestçe kullanılmasını mümkün kılmakta
Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanı İbrahim Hakkı Polat, organize suç örgütlerinin gasp, yolsuzluk, tefecilik ve benzeri ciddi suç türlerinin yanı sıra uyuşturucu, silah ve organ kaçakçılığı gibi uluslararası ölçekte yapılan suçlara kadar geniş bir yelpazede yasa dışı faaliyet gösterdiğini söyledi.

Polat, "Suç gelirlerinin aklanması, suçtan elde edilen kazançların suçla bağlantılarının koparılması ve yasal gelir görünümüne sokulması işlemleridir. Aklama, suçtan elde edilen kazancın serbestçe kullanılmasını mümkün kılmakta, böylece suçun amacına ulaşmasını ve tamamlanmasını sağlamaktadır. Suçun amacına ulaşması suçun artmasına, suç örgütlerinin uzun ömürlü olmasına ve direnç kazanmasına yol açmaktadır." dedi.

Polat, MASAK tarafından düzenlenen 'Organize Suçların Yol Açtığı Mali, Ekonomik ve Sosyal Etkilerin Tespiti ve Analizi Sempozyumu'nda yaptığı konuşmada, günümüzde toplumların karşı karşıya kaldığı en önemli tehlikelerden birisinin organize suç örgütleri olduğunu ifade ederek, ekonomik boyut açısından bakıldığında bunun çok daha net kavrandığını belirtti. Polat, bu organize suçların, toplumda sosyal, ekonomik ve siyasi zaaf oluşturan suç türü olması nedeniyle de özellikli önemlerini hissettirdiğini ifade ederek, "Bu önemin toplumlarda net olarak algılandığı ve organize suç örgütleriyle mücadelede etkinliğin artırılması amacıyla Türkiye'de de Başbakanlık makamının, 2 Eylül 2013 tarihli olurları ile Organize Suçlarla Mücadele Eylem Planı yürürlüğe girmiştir. Söz konusu eylem planında, 2013-2015 yılları arasında toplam 51 faaliyetin gerçekleştirilmesi öngörülmüştür. Toplamda 10 kurumun koordinatör olarak, 42 kurumun da sorumlu kuruluş olarak yer aldığı planda MASAK, 2 faaliyette koordinatör kurum, 24 faaliyette ise sorumlu kuruluş olarak üzerine düşeni yapmaktadır." diye konuştu.

Toplumsal sosyal yapıyı doğrudan etkileyen gasp, yolsuzluk, tefecilik ve benzeri ciddi suç türlerinin yanı sıra uyuşturucu, silah ve organ kaçakçılığı gibi uluslararası ölçekte yapılan suçlara kadar geniş bir yelpazede organize suç örgütlerinin faaliyet gösterdiğini ifade eden Polat, şunları söyledi:

"Basitçe söylemek gerekirse, kazanç elde edilmesi mümkün olan her alanda organize suçu görmüş bulunuyoruz. Zira organize suçlarda faillerin temel amacı, suç faaliyetinden doğrudan veya dolaylı gelir elde etmek. Bu gelir etmek güdüsü olayın işlerliğinin en hassas noktasıdır. Bu nedenle suçluların karşısındaki en büyük risk ve yaptırım, işledikleri suçlardan elde ettikleri suç gelirlerinin ellerinden alınmasıdır. Hürriyeti bağlayıcı cezalarla cezalandırmaktan daha caydırıcı ve etkin yaptırım elde ettikleri bu gelirin ellerinden alınmasıdır. Bu noktada da karşımıza suç gelirlerinin aklanması çıkmaktadır. Suç gelirlerinin aklanması, suçtan elde edilen kazançların suçla bağlantılarının koparılması ve yasal gelir görünümüne sokulması işlemleridir.

Aklama, suçtan elde edilen kazancın serbestçe kullanılmasını mümkün kılmakta, böylece suçun amacına ulaşmasını ve tamamlanmasını sağlamaktadır. Suçun amacına ulaşması suçun artmasına, suç örgütlerinin uzun ömürlü olmasına ve direnç kazanmasına yol açmaktadır. Bu sebepledir ki suç gelirlerinin aklanmasıyla mücadele, suç ekonomisiyle ve onu doğuran suçla mücadele anlamına gelmektedir ve en önemli bileşkendir. Dolayısıyla organize suç örgütlerinin elde ettikleri gelirlerin aklanmasına müsaade etmeden bu değerlerin kamuya kazandırılması, örgütlerin elinden alınması, örgütlü suçla mücadelede kilit rol oynayan araç ve önemdedir."

Polat, aklama ile mücadele alanında son 35-40 yılda küresel anlamda yaşanan gelişmelere uygun olarak Türkiye'de de gerekli adımların atıldığını gördüklerine belirterek, şöyle devam etti: "Özellikle 1988 yılında Viyana Sözleşmesi, 91 yılında FATF’e Türkiye'nin üye olması, 96 yılında 4208 sayılı kanunun çıkarılmasıyla hem bu alandaki yasal boşluğun doldurulması hem de MASAK’ın faaliyet hayatına başlaması, 2000 yılında Palermo Sözleşmesi, 2001 yılında Strasbourg Konvensiyonu, 2006 yılında 5549 suç işlerinin aklanmasının önlenmesi hakkında kanun çıkarılarak, bu süreçteki gelişmeleri Türkiye tamamlamış bulunmaktadır. Bu konuda uluslararası işbirliği de yüzde 100 ve kesindir."




Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner59

banner95

ahududu fidanı,armut fidanı,çiçek soğanı, çiçek soğanı satışı,çiçek tohumu,çiçek tohumu satışı,çınar ağacı fidanı,dut fidanı,erik fidanı, fidan,fidan satışı,fındık fidanı, goji berry fidanı,gül fidanı, gül fidanı satışı, kayısı fidanı, kiraz fidanı, lale soğanı, limon fidanı, meyve fidanı,nar fidanı, sebze tohumu, şeftali fidanı,tohum satışı, trabzon hurması fidanı, üzüm fidanı, elma fidanı,vişne fidanı,zeytin fidanı, armut fidanı, palmiye fidanı, çim tohumu,badem fidanı,