Öne Çıkanlar çiftçi uşak tarım fuarı jakaranda fidanı palmiye ağacı mehmet aydın

Bu haber kez okundu.

Taş ocağına karşı çıkan köylüler: Kiraz ve zeytinlerimiz yok olur
İzmir’in Kemalpaşa ilçesi Akalan köyüne taş ocağı yapılmak istenmesi, köylülerle jandarmayı karşı karşıya getirdi. Sabahın erken saatlerinde taş ocağı yapılacak bölgeye giderek yolu kapatan köylüler, şantiye binaları, kepçe ve diğer araçları taş yağmuruna tuttu. Köylülerin tepkisine rağmen jandarma robokop timleri, etrafını çevirerek kepçeyi, taş ocağı kurulmak istenen bölgeye götürmek istedi. Kepçenin taş ocağına doğru hareket etmesiyle gerginlik iyice arttı. Kepçeyi geçirmek istemeyen, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu birçok köylü taş yağmuruna tuttu. Bu sırada atılan taşlar sebebiyle kepçenin etrafını çeviren iki jandarma hafif yaralandı. Bazı köylüler de fenalaştı. Kepçenin durmasının ardından köylüler, yola devam etmemesi için önüne siper oldu. Atılan taşlar sebebiyle kepçe, TIR ve taş ocağına ait şantiye binalarının camları kırıldı. Köylülerin attığı taşlar, bir haber ajansına ait arabaya da isabet etti. Jandarmanın olaylara sağduyulu yaklaşması sayesinde olaylar büyümedi. Bölgeye takviye olarak, polise ait TOMA da gönderildi. Köylüler, kepçe geri çekilene kadar soğuk havaya rağmen saatlerce önünde bekledi. Taş ocağı kurulması halinde kiraz ve zeytin ağaçlarının tozlanmadan dolayı meyve vermeyeceğini söyleyen Akalanlılar, tek geçim kaynaklarının da ellerinden alınmış olacağını belirtti. Akalan Köyü Muhtarı Mustafa Çaktuğ, “Bizim hiçbir şekilde haberimiz olmadan, ÇED raporu olmadan buraya taş ocağı kuracaklarmış. Bize hiçbir yazı gelmedi, hiçbir şey bilmiyoruz. Köylü askerle karşı karşıya, biz ne yapacağımızı bilmiyoruz. Kesinlikle taş ocağı istemiyoruz. Taş ocağına 650 metre ileride okulumuz var. Ovamız dünyada tektir, ilk kiraz bizde yetişir. Taş ocağı olursa kirazlarımız kesinlikle olmayacak.” dedi. Taş ocağının kiraza ve köylüye zararlarını da anlatan Muhtar Çaktuğ, “Çiçek döneminde tozlardan hiçbir kiraz çiçek tutmaz, verim vermez. Köylü başka bir iş aramak zorunda kalır. Haklı olarak eylem yapıyorlar. Biz burada gerekirse sabaha kadar bekleyeceğiz.” dedi.

'KÖYLÜ MİLLETİN EFENDİSİ DEĞİL Mİ?'

Eyleme destek veren öğrencilerden Gül Yılmaz, “Biz taş ocağı istemiyoruz. Köyümüzün 1 km. yakınında, bizim can güvenliğimiz tehlikede. Okula da gitmiyoruz, sınavlarımıza da; taş ocağını köyümüze istemediğimiz için geldik.” dedi. Öğrencilerden Dudu Çiftçi ise, “Taş ocağı olursa okula gelmeyeceğiz. Ya bizim kafamıza taş gelirse? Tren yolu geçti, çok korktuk. Taş ocağı istemiyoruz köyümüze.” diye konuştu. Köylü kadınlardan Muteber Yılmaz da taş ocağı istemediklerini belirterek, kiraz ağaçlarını ve zeytinlerini öldüreceğini, köyün tek gelirinin kiraz ve zeytin olduğunu söyledi. Hatice Çetin, "Köylü, milletin efendisi değil mi?" diye sordu.

CHP’Lİ VEKİLDEN KÖYLÜLERE DESTEK

Gerginlik devam ederken bölgeye CHP İzmir Milletvekili Alaattin Yüksel, Kemalpaşa Kaymakamı Kamuran Taşbilek ve İl Jandarma Komutanı İbrahim Aydın geldi. Köylüler, Milletvekili Yüksel ve Kaymakam Taşbilek'ten, kepçenin geri çekilmesini talep etti. Köylülere destek veren Yüksel, kepçenin geri çekilmesi için yetkililerle görüştü. Yüksel, “Köye, okula 500-600 mesafede, bu kadar yakın taş ocağı yapılmak istenmesi doğru değil.” dedi. Gelirken İzmir Valisi Mustafa Toprak ile görüştüğünü belirterek, köylülerden taşkınlık yapmamasını isteyen Yüksel, “Haklıyken haksızlık duruma düşmeyin. Buradaki halk, canı pahasını köyünü korumaya kararlı. Bunu daha barışçıl yoldan çözelim. Zeytinlikler hemen 200 metre mesafede, bunu bir anlatalım. Değilse hep beraber bütün İzmir, sizi burada yalnız barakmayız. Milletvekillerimiz olarak, çevre dostları hepsi burada yerini alır, gerekeni yaparız.” dedi.

KAYMAKAM KÖYLÜLERİ SAKİNLEŞTİREMEDİ

Olayların büyümesi üzerine Akalan köyüne gelen Kaymakam Taşbilek, köylüleri sakinleştiremedi. Taş ocağı yapımı için çalışmaların kanuni sınırlar içinde devam etmek zorunda olduğunu söyledi. Bunun üzerine köylüler, yuhalayarak tepki gösterdi. Köylülere bilgi veren Taşbilek, “Kadınlarımız, çocuklarımız burada boşuna üşütüyoruz. Ocak yeri burası değil. Burası Karayolları'nın şu anda devletimizin medeniyet projesi olan otoyolu yapmak için Orman Bakanlığı'ndan talep ettiği ve tahsis ettiği ruhsatlı ocak alanı değildir. Ocak, alanın en uç noktası, köyümüzün okuluna bin 240 metre.” dedi. Bunun üzerine köylüler, "Çok mu?" diye sordu. Köylülerden hukuk çerçevesinde haklarını aramasını isteyen Taşbilek, “Hak aramak, çoluğu çocuğu buraya dökmekle olmaz. Burada ruhsatsız müessese olsa zaten yapamazlar. Elinde izinleri olan bir müessese. Sizinle polemiğe girmek istemiyorum. Burada vatandaşa zarar ziyan edecek durum varsa mahkemeler var, yargısal makamlar var. Yasal çabalarınıza destek vereceğiz, gayriyasal meselelerle alakalı konularda size destek olmamız mümkün değil. Bu çalışmalar, yasal sınırlar içinde devam etmek zorunda.” diye konuştu. Kaymakam Taşbilek konuşurken köylüler, "Sen kepçeyi çıkar, kepçeyi istemiyoruz. Taş ocağı istemiyoruz." diyerek seslerini duyurmaya çalıştı. Bu arada söze giren Milletvekili Yüksel, hamile kadınların ve çocukların da kar altında beklediğini, anayasal haklarını kullandığını söyledi. Yüksel, “Bu insanlar da çocuklarını korumak için burada. Köylüyü de burada makineyle ezip kimse geçemez.” karşılığını verdi. Kaymakam Taşbilek, iş makinesinin geri çekilmesi talepleri üzerine, "Operatör yok. Benim söyleyeceklerim bundan ibaret." diyerek, konuşmak isteyenleri kahvehaneye davet etti.

KEPÇE ÇEKİLDİ, GERGİNLİK BİTTİ

Kaymakam Taşbilek’in ayrılmasından kısa bir süre sonra kepçe operatörü olan bir köylü, iş makinesini şantiye alanına götürdü. Köylüler daha sonra bekleme alanlarına geri döndü. Köylü kadınlardan Döndü Taşkın, bu şekilde olmaması gerektiğini belirterek, “Tren yolu geçti. Evimiz kerpiçten, evlerimizin üstü kalmadı. Şimdi taş ocağı yapmak istiyorlar. Tekrar gelirlerse yine geleceğiz, mücadelemize devam edeceğiz.” dedi.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner59

banner95

ahududu fidanı,armut fidanı,çiçek soğanı, çiçek soğanı satışı,çiçek tohumu,çiçek tohumu satışı,çınar ağacı fidanı,dut fidanı,erik fidanı, fidan,fidan satışı,fındık fidanı, goji berry fidanı,gül fidanı, gül fidanı satışı, kayısı fidanı, kiraz fidanı, lale soğanı, limon fidanı, meyve fidanı,nar fidanı, sebze tohumu, şeftali fidanı,tohum satışı, trabzon hurması fidanı, üzüm fidanı, elma fidanı,vişne fidanı,zeytin fidanı, armut fidanı, palmiye fidanı, çim tohumu,badem fidanı,zeytinyağı