Öne Çıkanlar Gıda tarım kapanış fiyatı teknoloji üretim

Bu haber kez okundu.

Hayvancılıkta yem kabusu
Ot, saman ve yonca gibi kaba yem fiyatındaki hızlı artış hayvancılık sektörünün kabusu oldu. Yüksek girdi maliyetleri, canlı hayvan ve et ithalatı ile büyük sıkıntıya giren hayvancılık sektörü
şimdi de kaba yem fiyatındaki artışın kabusunu yaşıyor.

Geçen yıl kilosu 10-15 kuruş olan saman şu sıralar 50 kuruşa satılmasına rağmen saman bulunamıyor. Geçenyıla göre kuru ot, yonca ve diğer kaba yemlerin fiyatı da birkaç kat arttı. Geçen yıl 30 kuruş olan yoncanın kilosu 65 kuruşa ulaştı. Önlem alınmazsa 1 lirayı bulacağı endişesi var.

Hayvancılık sektörü temsilcileri hayvan sayısındaki artışla aynı oranda yem üretiminin artmaması, yem bitkilerine verilen desteklerin artırılmaması, hayvancılığı bilmeden sektöre girenlerin bilinçsizce yem talebini artırmaları ve piyasadan kaba yemi alarak stoklayan spekülatörlerin fiyat artışında etkili olduğunu söyledi. Yıllarca para etmediği için tarlada çürümeye terk edilen saman, bugün altın değerinde bir ürün oldu. Samanın 25 kiloluk balyası geçen yıla kadar 2-3 liradan satılırken bugünlerde 10 liranın üzerinde. Bölgelere göre 13-14 liraya alıcı buluyor. Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birlikleri, üyelerine zorunlu olmadıkça saman almamalarını alternatif ürünleri kullanmalarını istiyor.

Hayvan sayısı arttı yem üretimi artmadı

Hükümetin 2010’dan bu yana verdiği sıfır faizli hayvancılık kredileri ile binlerce yeni hayvancılık işletmesi kuruldu. Kurulan işletmelere yüz binlerce hayvan ithal edildi. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı verilerine göre 31 Aralık 2011 tarihi itibariyle 101 bin girişimci hayvancılığa verilen 5.6 milyar liralık düşük faizli krediyi kullandı. Ayrıca, 2002 yılında 50 baş üzeri hayvancılık işletmesi 4 bin 300 iken bugün 24 bin işletmede 50 baş üzeri hayvan var. Yatırımlar ve buna bağlı olarak hayvan varlığı artarken bu hayvanlara yedirilecek kaba yem üretiminde artış olmadı. Zaten arz açığı olan kaba yemdeki açık daha da büyüdü. Bu da fiyatların aşırı yükselmesindeki en önemli etkenlerden biri oldu.

Yem bitkileri desteği yerinde saydı

Hükümet, 2007 ve 2008’de yaşanan büyük kuraklık sonrası hayvancılık desteklerini artırmak yerine azalttı. 2007’de 10’dan fazla kalemde verilen yem desteği hem miktar olarak hem de kapsam olarak daraltıldı. Dekar başına 130 lira olan yonca desteği 103.5 liraya, korunga desteği 80 liradan 67.5 liraya, yapay çayır, mera desteği 100 liradan 67.5 liraya, fiğ, Macar fiği desteği 50 liradan 30 liraya, silajlık mısır desteği 60 liradan 40.5 liraya düşürüldü. Sertifikalı tohum kullananlara yapılan yüzde 5 ve kalkınmada öncelikli yöreler için uygulanan yüzde 10 ilave destek, sertifikalı yem bitkileri tohumluğu üretenlere yapılan destekler tamamen kaldırıldı. Bütçe TBMM’de kabul edilirken Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası’nın telkini ile tarım desteklerinde yüzde 10 kesinti yapılınca destekler daha da azaldı. Desteklerin düşürülmesi kaba yem açığının büyümesine neden oldu. Sonraki yıllarda da yem desteklerinde ciddi hiçbir artış yapılmadı.

2008’den bu yana yem desteklerinde ciddi hiçbir artış yapılmadı. Göstermelik olarak bir iki üründe 3-5 kuruşluk artışlar yapıldı. Kuru yonca desteği ve silajlık kuru mısır desteği 4 yıldır aynı. Üretici yem bitkisi üretiminden çekildi. Yem fiyatlarındaki artışın önemli nedenlerinden birisi de bu yanlış destek politikası oldu. Sektör için en önemli kaba yemlerden biri olan yonca Türkiye’nin birçok
yerinde yetiştiriliyor. Ticari olarak üretimin yaygın olduğu merkezler ise, Iğdır, Aksaray ve Konya. Özellikle Aksaray’da yetiştirilen yonca hem hayvancılık sektörü hem de ihracatta çok tercih ediliyor. Bu nedenle, Aksaray bu işin borsası gibi. Yıllık 60 bin ton civarında yonca üretimi yapılan Aksaray’da yeterince su olmadığı için üretim artırılamıyor. Üreticiler yonca tohumu bulmakta da sıkıntı yaşadıklarını ifade ediyor.

Aksaray ve yöresinde yonca üretimi, ticareti ve ihracatı yapan Uzunoba Tarım Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Örkçü yonca piyasasındaki gelişmeleri DÜNYA’ya şöyle değerlendirdi: “Yonca üretiminde Iğdır yıllık 80-90 bin ton, Konya Karapınar 80 bin ton ve Aksaray 60 bin ton üretimi ile öne çıkıyor. Yüksek protein oranı ve düşük nem oranı nedeniyle Aksaray yoncası daha çok tercih ediliyor. Yonca ile ilgili birlik ya da kooperatif olmadığı için üretici safasına göre birinci biçim için bir fiyat belirliyor sonra ikinci üçüncü, dördüncü biçim diye kademeli olarak bu fiyatı artırıyor. Talep çok olunca da fiyat yüksek belirleniyor. Bu sene yoncanın kilosu 40-50 kuruşla başladı kısa sürede 70 kuruşa dayandı.”

Yemi bilmeyenler hayvancılık yapıyor

Kurulan birçok hayvancılık işletmesinin profesyonel olmadığını belirten Örkçü, “Devlet sıfır faizli kredi verince hayvancılığı bilen bilmeyen herkes bu işe girdi. Adamlar 10 dekarlık alana 3 bin 5 bin başlık işletme kuruyor. Yem üretimi yok. İhtiyacını piyasadan karşılamaya çalışıyor. Ama yoncayı,
otu, samanı birbirinden ayırt edemeyecek kadar bilgisiz yatırımcılar var. Bunların bilinçsizliği ve bilmeden talebi yükseltmeleri de fiyatı artıran önemli etkenlerden birisi” dedi. Türkiye’den son iki yıldır ihracatın azaldığını belirten Örkçü, “Geçen yıla kadar yoncanın tonu 200 dolara Ürdün, Dubai, Katar, S.Arabistan’a yonca ihraç ediliyordu. Bugün de 10 bin tonluk, 5 bin tonluk talepler geliyor. Fakat Suriye’deki olaylar nedeniyle ihracat yapılamıyor. Ayrıca iç piyasa fiyatı cazip olunca kimse ihracatla uğraşmak istemiyor” diye konuştu.

Stokçular piyasayı yönlendiriyor

Fiyatların yükselmesinde stokçuların da önemli rolü olduğunu anlatan Örkçü, Konya merkezli bir firmanın Aksaray’da üreticilere piyasanın çok üzerinde fiyat vererek 15 bin tondan fazla yonca alarak stokladığını iddia etti. Örkçü, “Piyasayı bozan stokçular var. Bu dönemde piyasanın üzerinde bir fiyatla yoncayı alıyorlar ve stokluyorlar. Bugün kilosunu 40 kuruşa aldıysa birkaç ay sonra 70-80 kuruşa satacaklar. Aksaray’daki yoncanın 4’te birini tek firma alıp stokluyor. Bu nedenle piyasa talebe cevap veremiyor ve fiyat yükseliyor. Bu işte de ciddi spekülatörler var. Bunun bir şekilde önlenmesi gerekiyor” diye konuştu.

İhracat durdurulsun ithalat açılsın

Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na ve İhracat Genel Müdürlüğü’ne ot, saman ve yonca gibi kaba yemlerin ihracatının durdurulması için başvurdu. Türkiye Yem Sanayicileri Birliği ise kuru ot ithalatına izin verilmesi için benzer bir başvuru yaptı. Miktar olarak somut veriler olmamasına karşın, Türkiye’den Ürdün, Dubai, Katar, S. Arabistan ve diğer Ortadoğu ülkelerine yonca ve kuru ot ihraç ediliyor. İhracatın önemli bölümü Suriye üzerinden yapılıyor. Suriye’deki olaylar ve Türkiye’nin kapıları kapatması ile ihracatta ciddi bir azalma olduğu ifade ediliyor. Ayrıca Türkiye’de fiyatların aşırı yükselmesi de ihracatı azaltan bir
başka önemli etken. Buna rağmen ihracatın durdurulmasının açıklanması bile psikolojik olarak fiyatları aşağı çekeceği ve özellikle spekülatörleri stok yapmaktan vazgeçireceği belirtiliyor.

İhracatta Türkiye’nin rakipleri ABD, İspanya ve Kazakistan. Türkiye’den yonca alan ülkeler şimdi bu pazarlara yöneldi. Türkiye’de yonca ithalatı yasak ama bunun önü açılırsa bu ülkelerden ithalat yapılabilir. 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner59

banner95

ahududu fidanı,armut fidanı,çiçek soğanı, çiçek soğanı satışı,çiçek tohumu,çiçek tohumu satışı,çınar ağacı fidanı,dut fidanı,erik fidanı, fidan,fidan satışı,fındık fidanı, goji berry fidanı,gül fidanı, gül fidanı satışı, kayısı fidanı, kiraz fidanı, lale soğanı, limon fidanı, meyve fidanı,nar fidanı, sebze tohumu, şeftali fidanı,tohum satışı, trabzon hurması fidanı, üzüm fidanı, elma fidanı,vişne fidanı,zeytin fidanı, armut fidanı, palmiye fidanı, çim tohumu,badem fidanı,