26 Haziran 2017 Pazartesi

Organik gıdaların hikayesini biliyor musunuz?

Diyetisyenler, beslenme uzmanları ve doktorlar sağlıklı bir ömür için topluma organik gıdaları tavsiye ediyor. Peki organik ürünlerin tarihi hikayesini hiç merak ettiniz mi? Organik gıdaların hikayesini biliyor musunuz? HİPP Türkiye ekibinden Emine Arslan organik gıdaların hikayesi hakkında bilgiler verdi...

12 Ağustos 2016 Cuma 17:37
Bu haber 1113 kez okundu
 Organik gıdaların hikayesini biliyor musunuz?
Untitled Document

E-fidancim.com Tükiyenin En Büyük online fidan ve tohum satış sitesi 100 tl üzeri kargo bedava www.e-fidancim.com

TH Reklamları

 

1899 yılında HİPP ailesinin 8 bebeğinden 7 tanesi beslenme yetersizliği ile vefat ettikten sonra ilk olarak bisküvi, süt ve galete ununu karıştırarak mama yapıyorlar. Yaptıkları bu mamayı Almanya’nın Pfaffenhofen şehrindeki pastanelerinde önce kendi yakınlara dağıtmaya başlıyorlar. Bundan 2 yıl sonra ilk fabrikasyon üretim başlıyor. Aile bunun dışında mevcut tarım arazilerini organik tarım arazilerine çevirme kararını ise 1950’li yıllarda vererek , 1956 yılında da ilk organik kavanoz mamasını 4 çeşit olarak tüketiciyle buluşturuyor. İlk kavanoz mama ürünü 1956 yılında organik havuç püresi iken , ilk ürünü olan kaşık maması ise 1901 yılında üretilmiştir.


Organik ürün ne demek? Bir ürünün organik olması için hangi süreçlerden geçmesi gerekiyor? (Hem meyve sebze hem de hayvansal ürünlerle ilgili)

Organik ürün, yetiştirilmesinden işlenmesine kadar en başta GDO(genetiği değiştirilmiş organizma), pestisit, antibiyotik, katkı, koruyucu, renklendirici, kıvam verici maddelerin hiçbir şekilde kullanılmadığı bitkisel ve hayvansal gıdalardır.  Sofranıza gelene kadar her aşamasının mutlaka sertifikalı ve kontrollü olması gerekir ve ambalajlar üzerinde de bu sertifikaları veren bağımsız denetim kuruluşlarının logoları bulunmak zorundadır.  Yani organik ürünleri doğal , ekolojik  gibi bu sıkı standartlara sahip olmayan kavramlarla bir tutmamak ve karıştırmamak gerekir.


Bebekleri ve çocukları organik gıdalarla beslemek neden önemli? 
İnsanlar ve hayvanlar henüz rahimde cenin halindeyken bile insan yapımı birçok kimyasala maruz kalırlar. Yiyecek ve içeceklere çeşitli yollarla bulaşmış zararlı mikroorganizmalar, ağır metaller, böcek ve yabani bitkilerle mücadelede kullanılan zirai ilaçlar, işlenmiş gıdalardaki zararlı katkı maddeleri, gıda da kullanılması sakıncalı ambalaj materyalleri ile gıdaya bulaşan zararlı maddeler ve hormonlar gebelikte ve emzirme döneminde anne yolu ile bebeğe geçer. Bu nedenle daha hamileliğin başından itibaren tüketilen yiyecekler hem anne ama daha da önemlisi bebek için çok önemlidir. Bu dönemdeki annenin beslenme şekli çocuğun ileriki yaşamındaki sağlık sorunlarının da temelini oluşturacak kadar etkili olabilmektedir. İlave olarak bağışıklığın en önemli olduğu 0-3 yaş arasında bu zararlı maddelerden mümkün olduğu kadar uzak durulmalıdır.

Bebeklerde ek gıdalara nasıl başlanmalı, nelere dikkat edilmeli?
Ek gıdaya başlama dönemleri anneler için en çok desteğe ihtiyaç duyduğu, bebeğin anne sütünden sonra boşalan demir rezervlerini de doldurmaları için ihtiyaç duyduğu tamamlayıcı beslenme dönemidir.  Bebeklerin ek gıdaya başlangıç ürünü sebze püreleri olmalıdır. Daha sonra meyveler ve tahıllar denettirilmelidir. Bebek ilk önce şekerli bir tat ile başlar ise, sebzeleri kabulü daha zor ve zaman alıcı olur. Annelerin özellikle 3 hafta kadar öncelikle tek çeşit sebzeler ile başlayıp yavaş yavaş diğer çeşitleri de deneterek devam etmeleri daha uygundur. Özellikle sebzelerde ve meyvelerde karışık olmayan tek çeşit sebze ve meyve püreleri, bebeğin alerjisinin olup olmadığını test etmenize de yardımcı olacaktır. Günlük öğününe her eklediğiniz ek gıda için ilave su/sıvı almasını da unutmamak gerekir. Ek gıdaya başlama dönemini mutlaka doktorunuzla birlikte koordine etmelisiniz.

0-3 yaş bebek beslenmesiyle ilgili nelere dikkat edilmeli? Obezite ve şeker bağımlılığıyla bağlantısı nedir?
Özellikle ilk 3 yıl bebeğin ileriki yaşlarda oluşacak beslenme alışkanlıklarının temelini oluştururken aynı zamanda birçok hastalığın da öncüsü olabilir. Bu sebeple şeker ve tuz tüketimi özellikle ilk 3 yaşta çok daha önemlidir.  Bebeğinize beslenme düzenini oluştururken seçeceğiniz ürünler, bebek ve küçük çocuk ek gıdası tebliğlerine göre üretilmiş ve tüketicilere sunulmuş doğru ürünleri tercih etmeliyiz. Bebeklerimize meyveden gelen şeker içeriği olan, tam tahıllı,ilave tuz içermeyen ana ve ara öğünleri kullanmalıyız. Özellikle dengeli sıvı alımı da ayrıca dikkat edilmesi gereken diğer noktadır. Özellikle bebeklikten küçük çocukluğa adım atma döneminde seçilecek ürünlerin de yine aynı özenle seçilmiş olması, yetişkin ürünü olarak üretilen gıdaların küçük çocuklarınıza içerdikleri tuz ve şeker limitleri sebebiyle ana ve ara öğün olarak yedirmemeniz en doğrusu olacaktır.

Haber Kaynağı: Tarımsal Haber - www.tarimsalhaber.com
    Yorum yazmak için sitenin üst kısımdan giriş yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen olun!

GAZETE MANŞETLERİ

HAVA DURUMU

Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

ANKET Sonuçlar Tümü

?Okul sütü projesini faydalı buluyor musunuz?

NAMAZ VAKİTLERİ

Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

SENDE YAZ

Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

ARŞİV