Öne Çıkanlar tarım çiftlik bank çiftçi new york borsası tarım ve orman bakan yardımcısı

Bu haber kez okundu.

Engin Altay: Sulh Ceza Hakimlikleri, hükümetin infaz timi haline dönüştü
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Konya'da büyük hukuk skandalı yaşandığını ve 16 yaşındaki Mehmet Altunses'in Cumhurbaşkanını eleştirdiği gerekçesiyle tutuklandığını ifade etti. Türkiye'nin geldiği noktada artık Sulh Ceza Hakimliklerinin hükümetin infaz timi haline dönüştüğünü vurgulayan Altay, "Bu demokrasilerde kabul edilemez. Emniyet ve yargı yürütmenin sopası gibi çalışıyor. Bu parlamenter demokratik sistemde kabul edilecek bir durum değildir. Mehmet Ayvalıtaş'ın katilleri, Berkin Elvan'ın katilleri dışarda, aynı yaştaki Mehmet Altunses düşüncesini açıkladığı için içerde. Düşünen, konuşan çocuklar ya cezaevinde ya mezarlıkta. AKP'nin ileri demokrasi anlayışının, tavrının çok somut Türkiye'yi getirdiği nokta bakımından, Türkiye'de yaşayan herkesin ibretle izlemesi, şiddetle karşı çıkması gereken bir durumla karşı karşıyayız." diye konuştu.

"SULH CEZA HAKİMLERİ TAHKİKAT KOMİSYONLARI GİBİ"

Altay Meclis'te basın toplantısı düzenledi. Altay, Türkiye'de yaşayan herkesi hukuk devleti için mücadele etmeye ve direnmeye çağıran Altay, çeşitli illerde asrın rüşvet yolsuzluğuyla ilgili protesto pankartları bahane gösterilerek siyasi partilere arama izni veren Sulh Ceza Hakimlerini de Tahkikat Komisyonlarına benzetti. Demokrasinin tepki ve protesto rejimi olduğunu dile getiren Altay, tepkiye, protestoya, reflekse kapalı iktidarın yönettiği ülkelerde demokrasilerden söz edilemeyeceğini, bu ülkelerde diktatörlük olduğunu söyledi.

"Diktatörlük illa askeri yönetimle olmaz. Dünya tarihinde sivil diktatörlere birçok sayısız örnek gösterilebilir. AKP iktidarının bugün geldiği noktada da Türkiye tam bir sivil diktatörlük anlayışı ile yoluna devam etmektedir." diyen Altay, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın harf devrimi isyanını eleştirdi.

"TÜRKİYE HANGİ RECEP TAYYİP ERDOĞAN'A İNANACAK?"

Bunu hayret ve ibretle incelediklerini dile getiren Altay, 12 Eylül darbesinin Türk Dil Kurumu'nu kapattığını, AKP'nin bunu bir adım daha öteye götürerek Türk dilini kapatmaya çalıştığını ifade etti. Harf devrimine karşı açık, aleni bir tecavüz olduğunu belirten Altay, rejimle, Cumhuriyetle olan sorunlarını artık gizlemekten vazgeçtiklerinin çok açık bir göstergesi olduğunu kaydetti.

Demokrasiyi tranvaya benzetenlerin son durağa geldiğini anlatan Altay, Erdoğan'ın 2012 yılında Dil Sempozyumu'nda yaptığı konuşmayı hatırlatarak 2014 TÜBİTAK ödül töreninde konuya ilişkin söylediklerini aktardı. "Takiyyenin, riyakarlığın, samimiyetsizliğin bu kadar açık bir şekilde ortaya çıktığı başka bir nokta olamaz." diyen Altay, şimdi Türkiye'nin hangi Recep Tayyip Erdoğan'ı dinleyip, anlayıp, inanacağını merak ettiğini kaydetti. "Dün söylediği Erdoğan'ın kendi anlayışıdır. 2012'de söylediği takiyyeci anlayışı ve yaklaşımıdır." diyen Altay, "Cumhuriyeti kabullenememektir. Modernleşmeyi reddetmektir, gericiliktir, geri kafalılıktır ve yobazlıktır. Türkiye'de harf devriminin ortadan kaldırılması, tekrar geriye dönülmesi bir değil bin Recep Tayyip Erdoğan olsa mümkün değildir." şeklinde konuştu.

"KOL KOPARMA İŞİ IŞİD YÖNTEMİDİR"

Meclis Soruşturma Komisyonu çalışmalarına da değinen Altay, "Ne oldu, ne fısıldandı bilmiyoruz. 5 Ocak'ta komisyon toplanacak. Kol koparma işi IŞİD yöntemidir. Samimiysen kolu, bacağı bırak, esnafı bırak, parti mensubu üyelerinin özgür iradeleriyle karar vermelerine fırsat ver, gereğini yap. 5 Ocak'ta yolsuzluğa adı karışan bakanların Yüce Divan yolunu aç. Meclis AKP'nin kirli çamaşırlarının temizleneceği çamaşırhane, çamaşır makinesi değildir. TBMM'yi kirli ilişkilerinize, kirli işlerinize alet etmeyin." dedi.

"292 kilo altının akıbetini merak ediyoruz. Kimin arakladığını bulup yargıya çıkarırsan başbakanın kolu koparmasına gerek kalmaz." diyen Altay, "Türkiye'de savaş mağdurları, askeri darbe mağdurları, doğal afet mağdurları, ekonomik kriz mağdurları oldu. Ama Türkiye yeni bir kavramla karşılaştı: Toplumun her kesiminde artık AKP mağdurları var. Bunların haklarını, hukuklarını korumak CHP'nin öncelikli görevidir. Sandık demokrasisi, hiçkimseye demokrasiyi ortadan kaldırma hakkını vermez. Hırsızlık, milli iradeye dayalı demokrasi, yolsuzluk, sandık destekli meşruiyet oldu AKP ile birlikte. Bu çark, bu kokuşmuş bozuk düzen, bu sistem Haziran 2015'te değişecek. Devleti soyanlar, halkı ezenler, ülkeyi bölenler millet, tarih ve adalet önünde hesap verecektir." diye konuştu.

GAZETELERE İLAN VEREN VAKIF VE DERNEKLERE TEPKİ

"AKP'nin bu fütursuzluğu, kendine güya sivil toplum kuruluşu adını veren kimi vakıf ve dernekleri de o kadar fütursuzlaştırdı ki bugün bütün gazetelerde bir ilan var." diyen Altay, ilanları göstererek "İlanda şöyle bir eksiklik vardı. 'Yeniden', 'Vatan Caddesi' yazdım. Bu Türkiye'de büyük bir kutuplaşmanın, büyük bir kamplaşmanın işaretidir, açık göstergesidir. Kutuplaşma, kamplaşma demokrasi ve hukukun evrensel ilkelerinin ayaklar altına alınması Türkiye'yi sonu belirsiz bir karmaşa ve kaos ortamına götürecektir. Buradan herkesi uyarıyorum. AKP'yi son defa bir kere daha hukuka uymaya, hukuk devleti sınırları içerisinde iş ve işlem yapmaya çağırıyorum." şeklinde konuştu.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner59

banner95

ahududu fidanı,armut fidanı,çiçek soğanı, çiçek soğanı satışı,çiçek tohumu,çiçek tohumu satışı,çınar ağacı fidanı,dut fidanı,erik fidanı, fidan,fidan satışı,fındık fidanı, goji berry fidanı,gül fidanı, gül fidanı satışı, kayısı fidanı, kiraz fidanı, lale soğanı, limon fidanı, meyve fidanı,nar fidanı, sebze tohumu, şeftali fidanı,tohum satışı, trabzon hurması fidanı, üzüm fidanı, elma fidanı,vişne fidanı,zeytin fidanı, armut fidanı, palmiye fidanı, çim tohumu,badem fidanı,zeytinyağı