Öne Çıkanlar Gıda tarım dap desteği gayrisafi milli hasıla rusya domates ithalatı

Bu haber kez okundu.

GDO ve karıştırılan kavramlar
Prof.Dr. Mengü GÜLER

GDO’lu bitkilerin gündeme oturmasıyla birlikte halkımız bir enformasyon sağanağıyla karşı karşıya kaldı. Genellikle konularının uzmanı ama bu konunun uzağında olanların yazdıkları, söyledikleri sokaktaki adamın kafasını iyice karıştırdı ve karıştırmaya devam ediyor. Bilgi olmadan fikrin olamayacağı gerçeği, bizim ülkede pek dikkate alınmıyor gibi. Yazılan bir yazıda (veya yapılan bir konuşmada) GDO, organik ürün, sadece bir yıl kullanılabilen hibrit tohum gibi kavramlar birbirine karıştırılıyor ve çıkan ‘ortaya karışık’ şey, genetiği değiştirilmiş organizma yani GDO diye tanımlanabiliyor. Yazının amacı bu konudaki farklı kavramların çok basit olarak açıklanmasının ilgi duyanlara yardımcı olabileceğinin düşünülmesi.

Genetiği değiştirilen bitki

Bitkilerin genetiklerinin değiştirilmesi, tarımda bir anabilim dalıdır (ıslah/breeding). Amaç herhangi bir bitkinin kimi özelliklerini yani gen haritasını değiştirerek, farklı iklim koşullarına uymasını, verim ve kalitesinin artmasını vb. sağlamaktır. Bu uygulama ile örneğin Eskişehir koşullarına uyumlu, yüksek verimli ve kaliteli bir buğday çeşidinin normal olarak yetiştirilemeyeceği Erzurum’da yetişmesi sağlanmış olur. Bitki ıslah çalışmaları açık arazide uygulanır ve bitkiye bağlı olarak değişmekle birlikte yaklaşık 5-6 yıl sürer. Bu çalışmalar dünyadaki ve Türkiye’deki tüm tarımsal araştırma enstitülerinde ve ziraat fakültelerinde yapılıyor. Eğer yapılmasaydı, market raflarındaki 10-15 çeşit elma yerine yalnızca Adem ile Havva’nın meşhur elmasının aynısını yiyor olacaktık, tabii cennetin iklim koşulları Türkiye ile uyumlu ise.

GDO elde etme

Genetiği değiştirilmiş organizma elde etme, aynı uygulamanın laboratuvar ortamlarında ve dolayısıyla daha kısa sürede gerçekleştirilmesidir. Klasik ıslahtan farkı, uzak bitki (canlı) arasında gen aktarımı yapılabilmesidir. Bu da daha geniş alanlarda çalışılabilmesine imkân veriyor. Örneğin klasik ıslahta yalnızca bitkide farklı iklim koşularına dayanıklılık, yüksek verim ve kalite gibi unsurlar üzerinde çalışılabilirken, GDO elde etme uygulamalarında bitkilere yabancı ot ilaçlarına dayanıklılık, böceklere karşı direnç gibi farklı özellikler de aktarılabiliyor. Böylece bitkisel ürün üretimi artarken, üretim maliyetinde de düşme sağlanıyor. Bu da halk kitlelerinin tarımsal ürünlere daha rahat ulaşmasını sağlıyor. Kuşkulu yaklaşımın nedeni olarak, farklı canlı türlerinin kullanımı ile genişleyen gen havuzunun, kötü niyetlilerin elinde insanlara zarar verecek uygulamalara açık olması ihtimali gösteriliyor. GDO’lu bitkilerin ekiliş alanı 1996’da 2 milyon hektarın altında iken, 2008’de 125 milyon hektar oldu. 2008 istatistiklerine göre ABD ekim alanlarının yüzde 50’sinde GDO’lu bitkiler ekilirken, bu oran diğer Amerika kıtası ülkelerinde oldukça yüksek, Avrupa’da ise çok düşüktür. Buradan da ABD ve diğerAmerika kıtası ülkelerinin GDO’lu ürün tüketimi konusunda pek kuşkusu olmadığı ortaya çıkıyor. Avrupa’da ise gen aktarımındaki genişlemenin uzun dönemdeki etkileri konusunda henüz elde 40-50 yıllık veri bulunmadığı için kuşkulu yaklaşılıyor.

Organik tarım

Organik tarım, hiçbir gerekli kimyasal (tohum ilacı, böcek ilacı, gübre, yabancı ot ilacı) kullanmadan yapılan tarımsal ürün yetiştirme uygulamasıdır. İlk ekimin yapılacağı tarlanın da belirli süre ekim yapılmamış ve dolayısıyla içindeki kimyasallardan arındırılmış olması gerekiyor. Organik tarım yoluyla ürün yetiştirenler, sertifika alabilmek için. ürünlerini Tarım Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş bağımsız kontrol ve sertifikasyon kuruluşlarının kontrolü altında yetiştirmek zorundalar. Günümüzde semt pazarlarında bile uygulamayla uzaktan yakından alakası olmayan ürünler organik adı altında satılıyor. Oysa sertifikalı organik ürünlerde bir tanesi Bakanlık, diğeri de uluslararası kontrol ve sertifikasyon kuruluşunun olmak üzere logolu iki ayrı etiketinin olması gerekiyor. Organik tarım, GDO’lu veya GDO’suz her türlü bitkide uygulanıyor.

Hibrit tohum

Hibrit tohum, dayanağını genetik biliminden alan bir tohum elde etme tekniğidir. Belirli bitki çeşitlerinin (biraz teknik olacak kusura bakmayın) birkaç yıl art arda kendine döllendirilmesinden sonra, aynı işleme tabi tutulmuş başka bir çeşit ile döllendirilmesi sonucu elde edilen tohumdur. Tekli melez olarak nitelendirilen bu tohum, ilk yıl maksimum verimi verir. İzleyen yıllarda verim giderek düşer. Bu nedenle ilk yıldan sonra kullanımı önerilmez. Bu özellik, bütün ıslah uzmanlarınca bilinir. Teknik, dünyada ve Türkiye’deki tüm tohum üreticileri tarafından uygulanıyor. Yani yalnızca büyük tohum şirketlerine ait bir uygulama değildir. Yaygın kullanılma nedeni çok yüksek verim alınabilmesidir. Örnek verirsek;Türkiye’de mısır verimi normal tohumla dekara 300 kg, hibrit tohumla ise 1200 kg’dır. Normal domates tohumu ile dekara 1500 kg alınabilirken, bugün hibrit domates tohumu ile 20 ton alınabiliyor. Bu nedenle çiftçi yalnızca bir yıl kullanabileceğini bilmesine rağmen bu tohumu tercih ediyor. Hibrit tohum kullanımı ile verimde sağlanan artış, ürünlerin alt ekonomik düzeydeki insanlara uygun fiyatla ulaşmasını sağlıyor.
 
 
Prof.Dr. Mengü GÜLER

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner59

banner95

ahududu fidanı,armut fidanı,çiçek soğanı, çiçek soğanı satışı,çiçek tohumu,çiçek tohumu satışı,çınar ağacı fidanı,dut fidanı,erik fidanı, fidan,fidan satışı,fındık fidanı, goji berry fidanı,gül fidanı, gül fidanı satışı, kayısı fidanı, kiraz fidanı, lale soğanı, limon fidanı, meyve fidanı,nar fidanı, sebze tohumu, şeftali fidanı,tohum satışı, trabzon hurması fidanı, üzüm fidanı, elma fidanı,vişne fidanı,zeytin fidanı, armut fidanı, palmiye fidanı, çim tohumu,badem fidanı,