Öne Çıkanlar mama Kentsel dönüşüm Nazmi Şahin Yapı Denetim ve Deprem Mühendisliği Derneği Çamlıhemşin ilçesi

Bu haber kez okundu.

SETA'dan

ANKARA (AA) - Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) tarafından video konferans yoluyla düzenlenen "19. Yılında AK Parti Sempozyumu" web paneli gerçekleştirildi.

SETA Dış Politika Araştırmaları Direktörü Muhittin Ataman'ın moderatörlük yaptığı Dış Politika oturumuna, AK Parti Dış İlişkiler Başkanı Cevdet Yılmaz, Dışişleri Bakanlığı Stratejik Araştırmalar Merkezi (SAM) Başkanı Ufuk Ulutaş ve SETA Güvenlik Araştırmaları Direktörü Murat Yeşiltaş katıldı.

Konuşmasına AK Parti'nin 19. kuruluş yıl dönümünü kutlayarak başlayan AK Parti Dış İlişkiler Başkanı Yılmaz, "AK Parti iktidara geldiğinden beri değişimci, reformcu bir parti oldu. AK Parti'nin dış politikasını anlamak için demokrasi, hukuk, ekonomi ve daha birçok alanda yaptıklarını dikkate almamız gerekir." dedi.

Yönetimde ciddi bir reform yaparak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçildiğine dikkati çeken Yılmaz, dış politikada ve koronavirüs salgınının yönetiminde bu değişimin yansımalarının görüldüğünü belirtti.

AK Parti'nin girişimci ve insani dış politika çerçevesi oluşturduğunu söyleyen Yılmaz, Türkiye'nin yumuşak güç araçlarıyla bölgesini ve dünyayı etkileyen bir ülke olduğunun altını çizdi.

Yılmaz, Türkiye'nin dünyada daha adaletli bir yapıyı savunduğunu ve mazlumlardan yana olduğunu ifade ederek, "Cumhurbaşkanımızın 'Dünya beşten büyüktür' sözü bu durumu aslında özetliyor." diye konuştu.

AK Parti'den önce dış ilişkiler denildiğinde akla sadece Dışişleri Bakanlığının geldiğini kaydeden Yılmaz, Dışişleri Bakanlığı öncülüğünde bugün TİKA, YTB, Maarif Vakfı ve Yunus Emre Enstitüsü, AFAD ve Kızılay gibi birçok kurum ile dış politikanın kurumsal çeşitlilik kazandığını belirtti.

Yılmaz, bu dönemde liderliğin ön plana çıktığını, Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde proaktif bir politika izlediğini ve Suriye, Libya, Irak meseleleri gibi bölgesel konularda inisiyatifler alındığını dile getirdi.

Bölgesinde etkili, oyun kuran ve oyun bozan, sahada ve masada ağırlığını koyan bir Türkiye olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Bu yaklaşım Türkiye'yi üst lige çıkardı. Üst lige çıkınca rakipleriniz de ona göre şekilleniyor. Türkiye, bunun getirdiği meydan okumalarla uğraşıyor." ifadelerini kullandı.

- "Türkiye dış politikada reel politiği bırakıp insani yaklaşımı getirdi"

Dışişleri Bakanlığı SAM Başkanı Ulutaş da Türk dış politikası denildiğinde en fazla göze çarpan konunun devamlılık olduğunu vurguladı. Bu miras ve birikimin dış politika pratiklerine bakıldığında hala yaşatıldığını belirten Ulutaş, zaman içinde Türk dış politikasının değişen şartlardan ötürü kabına sığmadığını ve revizyona uğrama ihtiyacı duyduğunu dile getirdi.

Ulutaş, son 20 senede Türk dış politikasının en karakteristik özelliğinin adaptasyon kabiliyeti olduğunu ve Türkiye'nin küresel değişimlere hızlıca ayak uydurduğunu aktardı.

Ulutaş, Türkiye'nin dış politikada ilişkilerini çeşitlendirmesi gerektiğini ifade ederek, bu yaklaşımın Batı'da, "eksen kayması" olarak eleştirilse de özünde bir ilişki çeşitlendirmesi olduğunu kaydetti.

Ulutaş, dış politikada Türkiye'nin reel politiği bir kenara bırakıp insan odaklı yaklaşımı getirdiğini aktardı ve "Türkiye'nin Suriye ve Filistin hassasiyeti, Balkanlar'da barışın korunması isteği realist bakışı kırma noktasında başarılı örnekler oldu." dedi.

İkili ilişkilerini tek başlıkta değerlendirmeyen bir Türkiye olduğundan söz eden Ulutaş, farklı görüşlere rağmen ortak payda arayışı içinde diğer ülkelerle iş birliği yapma niyetinin ilişkilerin ilerlemesinde önemli rol oynadığını kaydetti.

Ulutaş, Türkiye'nin dış politikada 2002-2011 arasında yoğun derecede yumuşak güç kullandığını ve bunda başarılı olduğunu dile getirdi.

Bu dönemin Arap Baharı, Gazze ve Mavi Marmara saldırıları ile yeni bir evreye geçtiğine dikkati çeken Ulutaş, "Bu dönemde (2011-2016) çatışmalar ve uyuşmazlıklar arttı. Yumuşak güç araçları etkisini kaybetti ve sert güç kullanan ülkeler manevra alanını genişletti." diye konuştu.

Türkiye'nin bölgede askeri operasyonlar yaptığını, ABD ve Rusya ile yapılan anlaşmalarla diplomatik başarılar elde ettiğini belirten Ulutaş, bugünlerde gündemde yer tutan Doğu Akdeniz meselesinde askeri unsurlar ön planda görünse de arkada yürütülen kuvvetli bir diplomasi olduğunu söyledi.

- "Büyük stratejinin başarılması için geçen 18 yılın muhasebesi ve tahlili iyi yapılmalı"

SETA Güvenlik Araştırmaları Direktörü Yeşiltaş da Türkiye'nin 2002'den günümüze dek geçen 18 yılda dış politikasını bir bütün olarak ele almanın mümkün olmadığını ifade etti.

Türkiye'nin bu süreç boyunca kurduğu ilişkileri ve dönemsel değişimleri incelemek gerektiğini belirten Yeşiltaş, AK Parti öncesinde savunmacı ve içe kapanık bir dış politika olduğuna dikkati çekti.

Yeşiltaş, AK Parti'nin ilk yıllarının dış politikada yeni paradigma inşası ile geçtiğini aktardı ve bu süreci diplomatik genişleme ve dünyada temsilcilik sayılarının artırılmasının takip ettiğini kaydetti.

Türkiye 2016 yılında manevra kabiliyetini kısıtlayan prangalarından kurtulsa da bu defa küresel ortamın Türkiye'ye bölgede hareket alanı sunma niyeti olmadığını ifade eden Yeşiltaş, şunları kaydetti:

"Türkiye dış politikada ulusal güvenliğini ön plana alarak politikalar geliştirdi. Türkiye'nin yakın hattındaki krizli alanlar ve patlak veren krizlerden ötürü dış politikada ulusal güvenliği önceleyen bir anlayışı ilk sıraya koymasını beraberinde getirdi. Bölgesel rekabette avantaj sağlamak için askeri güç dış politikada eli güçlendirecek bir alan olarak görülmeye başlandı. Bununla beraber, geçtiğimiz 18 yıllık sürecin iyi bir muhasebesi ve tahlili yapılarak gerekli dersler alınmalı ve ortaya bir gelecek muhayyilesi konulmalı."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.